Çarşı’nın paylaşımı: Yıllardır aynı filmi izliyoruz. Mevcut yönetimin verdiği sözlerden eser yok; plansızlık, şişirilmiş kadrolar ve sahada ruhsuz bir görüntü var. Sabır kalmadı. Bu camia ne kör ne saf. Buna rağmen hâlâ bu transfer döneminin neden doğru değerlendirilmediğini ve sahadaki birçok futbolcunun neden isteksiz oynadığını sorguluyoruz.
Beşiktaş armasının bir ağırlığı vardır. O ağırlığı bilmeyen, sahaya yansıtmayan kimse Beşiktaş’ı temsil edemez. Mücadele eksikliği ve ruhsuzluk Beşiktaş’ın kaderi değildir.
TFF’si, MHK’si, masa başı oyunları, renkli medyası… Hepsini görüyoruz. Beşiktaş’ın önüne nasıl set çekilmeye çalışıldığını da biliyoruz.
Her seçim dönemi ortaya çıkıp perde arkasında ayakçılık yapanları da, sonra “biz tarafsızız” maskesi takanları da çok iyi tanıyoruz. Hangi yönetim gelirse gelsin kapalı kapılar ardında pazarlık yapan, koltuk hesabı güden, adamcılığı marifet sanan bu zihniyet Beşiktaş’a yabancıdır.
Beşiktaş, çıkar gruplarının ve kişisel hesapların kulübü değildir. Beşiktaş; şerefiyle oynayanların, bedel ödeyenlerin ve tribünde alın teri dökenlerin kulübüdür. Su akar yolunu bulur ama Beşiktaş’ta o yol kulislerden değil, tribünden geçer.
Başkanlık seçimlerinde bir tarafın borazanlığını yapıp işler değişince “biz tarafsızız” pozlarına girenlere açıkça söylüyoruz: Bu tribün hafızası güçlüdür. Kim nerede durdu, kim kime çalıştı, kim Beşiktaş’ı kimlere peşkeş çekmeye kalktı, hepsi not edilmiştir.
Yüreğiniz yetiyorsa buyrun, tribün burada. Gelin yüzümüze söyleyin. Kapalı kapılar ardında değil, açık açık konuşun. Son defa uyarıyoruz: Beşiktaş’ta son kararı ne kulisler verir, ne masa başı hesapları…
Beşiktaş’ın sahibinin taraftarı olduğunu herkes hatırlasın.
Cumartesi İnönü’de görüşürüz